Anton Ego Kimdir?


Anton Ego

Hayattan tat almak için kabak ve patlıcan yeterlidir.

Ölüm ile yaşamın birleşimi. Eleştirinin tanrısı olmuştu. Beğendiğini yaratan, beğenmediği denizin dibine batıran biriydi o. Aslında sadece içindeki çocuğu unutmuş, kan yerine şarap içen (kadehi tutuşuna hasta olduğumun adamı) bir vampirdi o. Onun adı Anton Ego.

Öncelikle Şef Gusteau’ nun restoranını kısaca size anlatayım. Dönemin en meşhur restoranlarından. Aylar öncesinden bile rezervasyon yaptıramazsınız. Yer asla bulunmayan bir lokantanın aşçıbaşı ve sahibi Şef Gusteau. Bu minnoş şefimizin hayattaki en büyük tutkusu yemek yapmak. Hatta en çok satanlarda bir kitabı da var şefimizin; “Herkes Yemek Yapabilir”. Şefimiz hayatına mutlu mutlu devam ederken, bir bulut girer araya: Ego. Kitap hakkında düşüncelerini şöyle ifade eder:

“Eğlenceli bir başlık, Herkes Yemek Yapabilir! Daha da eğlenceli olan şey şu ki: Gusteau aslında buna inanıyor gibi görünüyor. Ben, öte yandan, yemek yapmanın ciddiye alınması gerektiğini düşünüyorum. Ve hayır, herkesin yapabileceğini sanmıyorum.”

Bu olumsuz eleştiriler üzerine restoran bir yıldızını kaybeder ve minnoş şefimizi yıkıma uğratır.

Kalbi kırık minnoşumuz kısa bir süre sonra gözlerini yumar ve restoran için işler pek iyiye gitmemeye başlar. Geleneklere göre restoranın “ADAM”ı hayatını kaybederse, restoran bir yıldız daha kaybeder.

Restoran için işler tam sarpa sarmışken sevimli şefimiz Remy kendini gösterir. Nam-ı diğer Küçük Şef. Linguini ise restoranda yeni işe girmiştir. Minik bir detay: Küçük şefimiz bir fare. Yemek yapma aşkıyla yanan bir fare. Küçük şef restorana ilk geldiği gün yanlışlıkla bir çorbayı mükemmel hale getirdi. Yoksa bu bir ayağa kalkışın ilk adımı mıydı? Çorbayı yaptıktan sonra Küçük Şefi sakladı Linguini. Ben yaptım dedi. Sistemlerini kurdular. Küçük Şef, Linguini’yi robotu gibi kontrol ederek yemekler yapıyordu. Restoran tekrar yükselişte. Eleştirmenlerden tam not. Restoranda tekrar yer bulunmuyor. Bunu duyan birisi çok sinirlendi. Restoranın işinin bittiğini sanıyordu. EGO.

Anton Ego’nun çalışma odası

Ego duyar duymaz hiddetlendi yaverine. Kafasına koydu. Bir eleştiri daha. Bunun önden haberini vermek için yola koyuldu. Niyeti aslında son nefesinizi alın demekti. Restorana kendisi gitti. Gittiği anda basın oradaydı. Röpörtaj. Bölünen röpörtajda geçen diyalog şu şekildedir:

“-Erkenden yaptığınız bu kutlamayı böldüğüm için beni affedin ama bu oyunda yeni olduğunuza göre, size bir şans tanımanın adil olacağına karar verdim.

+ Oyun mu?

– Evet. Ve siz bu oyunu bir rakibiniz olmadan oynuyorsunuz. Tabii bu da, tahmin edeceğiniz üzere, kurallara aykırı.

+ Siz Anton Ego’sunuz.

-Sol şeritten giden biri için epey yavaşsınız.

+ Siz de yemeklerden hoşlanan biri için epey zayıfsınız.

– Ben yemeklerden hoşlanmam. Onlara bayılırım. Tadını beğenmezsem, yutmam. Yarın akşam, büyük beklentilerle geri döneceğim. Beni hayal kırıklığına uğratmamak için dua edin.”

O an oyun başlar.

Linguini ne yapacağını bilmiyor, küçük şef ise kendine tamamen güveniyor. Linguini ve Küçük Şef tartıştılar. Telaş başladı. Zor bir gece oldu. Linguini kabuslar gördü. Sabah oldu. Restoranda telaş başladı. Mutfak ne yaptığını bilmiyor. Ekip darmaduman. Küçük Şef restorana geldiğinde Mutfak onu gördü. Küçük Şefi hasıraltı etmeye çalıştılar. Çünkü o bir FARE. Linguini herkesi durdurdu. Durumu açıkladı. Mutfaktaki herkes önlüğünü bıraktı ve çıktı. Linguini ve Küçük şef başbaşa kaldığı anda umutsuzluğa kapıldılar. O anda umut ışıkları belirdi. Küçük Şefin Babasının önderliğinde tüm koloni yardım için oradaydı. Küçük Şef ile Linguini göz göze geldiler ve Linguini garsona ihtiyaçları olduğunu fark etti. Tüm masaları dolaştı, şarapları tazeledi, siparişleri aldı. Mutfakta düzen kurulmuştu. Mutfaktan Colette geri dönmüştü. (Linguininin sevgilisi olması ile hiç alakası yok dönüşünün. Madem döneceksin neden terk ettin) Koloni Küçük Şef önderliğinde yemekleri hazırlıyordu. Linguini canla başla tüm masalara yetişmişti. Ego’nun çorbası geç de olsa servis edilmişti. Mutfakta Küçük Şef Egonun ana yemeğini hazırlamakla meşguldü. RATATOUİLLE. (Tarifi linkte bulabilirsiniz: https://youtu.be/XklOootaDQM ) Linguini yemeği Egoya servis etti. Oyunda üstün taraf Ego idi. Ego elinde kalemi ile çatalını ağazına götürdü. Göz bebekleri kocaman olmuştu, şok geçirmişti. Geçmişe gitti. Lastiği yamulmuş bir bisiklet, dizleri morarmış esmer beyaz tenli, gözleri sulanmış melül bir çocuk. Burnunu çekti, önüne baktı. Soba ocağında elinde tava ile uğraşan iki göz ona bakıyordu. Onun geldiğine mutlu olan iki göz. Annesi. Yemeğini önüne bıraktı ve yanağını okşadı. Anneciğinin yaptığı yemekten bir kaşık ağazına götüren Minik Egonun gözleri parlıyordu. Gerçek hayata döndü. Şaşkınlıktan ne yaptığını bilmiyordu. Kalemini yere düşürdü. Aslında yere düşen kalemi değil de Egoydu. Oyun burada bitmişti. Oyunu kaybetmişti Ego. Belki de hayatındaki tek mağlubiyetiydi. Bu mağlubiyeti bir zafer olarakta görebilirdi aslında. Gözleri parlıyordu. Şaşakalmıştı. Tabağını resmen aç bir kuzu gibi kaşıklamaya başladı. Yediği yemeği sanki annesinin şefkati ile yoğurmuşlar gibi hissediyordu. (Şovu bırak ye işte) Tabağındaki sosu sıyırdı. Linguini ile konuşmaya başladılar.

– En son ne zaman bir garsondan, şefe övgülerimi iletmesini istediğimi hatırlamıyorum. Şimdiyse, garsonun aynı zamanda şef olması gibi olağanüstü bir durumla karşılaştım.

+ Teşekkürler ama bu gecelik sadece garsonunuzdum.

– Madem öyle, yemek için kime teşekkür etmeliyim?

Linguini ne yapacağını şaşırdı, mutfağa döndü. Colette ile bunu tartıştı. Beraber Egonun yanına gittiler.

– Siz şef olmalısınız…

+ Şefle tanışmak istiyorsanız, tüm müşteriler gidene kadar beklemek zorundasınız.

– Öyle olsun.

İlk başta, Ego bunun bir şaka olduğunu zannetti. Ama Linguini açıkladıkça, Egonun yüzündeki gülümseme kayboldu. Ara sıra sorduğu sorular hariç, hiçbir tepki göstermedi. Hikaye bittiğinde, Ego ayağa kalktı, yemek için teşekkür etti ve tek kelime bile etmeden ayrıldı. Ertesi gün eleştirisi yayınlandı.

“Eleştiri yapmak pek çok açıdan kolaydır. Yaptıkları işi ve kendilerini, beğenimize sunan insanlarla kıyaslandığında keyifli olduğu kadar rahat bir konuma da sahibiz. Olumsuz eleştiriler yazmak ve yazılanları okumak zevklidir. Ama mükemmellik takıntısına sahip olan bizlerin, yani eleştirmenlerin yüzleşmesi gereken acı gerçek şudur ki; eleştirilerimizde tadını iğrenç olarak nitelediğimiz şeyler, başkaları için muhtemelen daha büyük anlamlar içermektedir. Ama bir eleştirmenin, elini taşın altına sokmasını gerektiren zamanlar vardır. Ki bu da, yeni bir şey keşfedip onu savunmaktır.Yeni yetenekler ve yeni buluşlar çoğu kez kabul görmez. Yeninin dosta ihtiyacı vardır. Dün akşam, hiç ummadığım biri sayesinde tek kelimeyle olağanüstü bir yemek deneyimi yaşadım. Şunu söylemeliyim ki, hem yediğim yemek, hem de yemeği hazırlayan kişi, yemek sanatı hakkında edindiğim sabit fikirlere küçümseyen gözlerle bakmamı sağladılar. Beni derinden sarstılar. Geçmişte, Şef Gusteau’nun meşhur sloganı olan, “Herkes yemek yapabilir” fikrini küçümsediğim bir sır değil. Ama şu ana kadar, tam olarak neyi kastettiğini fark etmemişim. Herkes büyük bir sanatçı olmayabilir, ama büyük bir sanatçı her yerden çıkabilir. Şu anda, Gusteau’nun mekanında aşçılık yapan dâhilerden, daha mütevazi olan birini hayal etmek çok zor. Eleştirmenin fikrini sorarsanız, kendisinin Fransa’nın en iyi aşçısından aşağı kalır bir yanı yoktur. Yakında, daha da fazlası için, Gusteau’nun mekanına yeniden gideceğim. Harika bir geceydi. Hayatımın en mutlu anıydı. Ama hayat hakkında tahmin edilebileceğiniz tek şey, önceden tahmin edilemeyecek olmasıdır.”

Mutfakta farelerin olduğu ortaya çıkınca, restoran kapatıldı. Ego işini ve saygınlığını yitirdi. Ama onun için üzülmenize gerek yok. Küçük bir yatırımcı olarak işleri gayet iyi gidiyor. Kendi küçük restoranında gününü gün edip Küçük Şefimizin güzel yemekleriyle meşgul olup hayattan tat almaya bakıyor.

Özetle yaşayan ölüler ordusuna dönüşmemizi istemiyorum. Hayattan tat almak için bazen patlıcan ve kabak yeterli oluyor.

Final sahnesi

Ekşi sözlük yorumları

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Format Seçin
Kişilik testi
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Kısa test
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Blog Yazısı
İstediğin bir kategoride hazırlanmış bir yazı
Liste
Liste içerikler